Karbon piyasaları, karbon kredilerinin alınıp satıldığı ticaret sistemleridir. Şirketler veya bireyler, sera gazı emisyonlarını ortadan kaldıran veya azaltan kuruluşlardan karbon kredileri satın alarak sera gazı emisyonlarını telafi etmek için karbon piyasalarını kullanıyorlar.
Ticareti yapılabilir bir karbon kredisi, bir ton karbondioksite veya azaltılan farklı bir sera gazının eşdeğer miktarına eşittir. Bir kredi, emisyonları azaltmak, tecrit etmek veya önlemek için kullanıldığında, dengeleme haline gelir ve artık ticareti yapılamaz.
Daha basite indirgersek, geçtiğimiz Şubat ayında karbonfiyatları rekor kıranAB Emisyon Ticaret Sistemi’nde, bir demir-çelikçinin komisyon tarafından 100 birimlik hakkı var diyelim. Eğer bu demir-çelik işletmecisi 200 birimlik karbon salınımı yaparsa 100 br’i gidip piyasadan satın almak zorunda. Eğer, 50 br salınım yaparsa kalan 50 br’i piyasada satabilmekte…
2021’de Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), dünyanın iklim değişikliğini yavaşlatma yönünde kaydettiği ilerlemeye ilişkin yeni bir rapor yayınladı. Kötü haber, Green House Gas (GHG) emisyonları, daha yavaş da olsa, küresel olarak tüm büyük sektörlerde hâlâ artıyor. İyi haberler ise, yenilenebilir enerji kaynakları kömür, petrol ve gazdan daha ucuz konumda.
Bilim insanları, sera gazı emisyonlarında ciddi bir azalma sağlamadığımız takdirde 21. yüzyılda 2°C’lik ısınmanın aşılacağı konusunda uyarıyor.
Zorunlu karbon piyasaları – herhangi bir ulusal, bölgesel ve/veya uluslararası politika veya düzenleme gerekliliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkar.
Gönüllü karbon piyasaları – ulusal ve uluslararası, gönüllülük temelinde karbon kredilerinin verilmesini, satın alınmasını ve satılmasını ifade eder.
Mevcut gönüllü karbon kredisi arzı çoğunlukla karbon projeleri geliştiren özel kuruluşlardan veya emisyon azaltımları ve/veya emisyon azaltımları sağlayan karbon standartları tarafından onaylanmış programlar geliştiren hükümetlerden gelmektedir.
Talep, karbon ayak izlerini telafi etmek isteyen özel şahıslardan, kurumsal sürdürülebilirlik hedefleri olan şirketlerden ve kar elde etmek için daha yüksek fiyatla kredi ticareti yapmayı amaçlayan diğer aktörlerden geliyor.
Her bir türün fiyatları çoğunlukla uygulama maliyetlerine ve arz ve talep dalgalanmalarına bağlıdır. Fiyatlar aynı zamanda karbon projesinin sertifikasyon kuruluşuna, vintage (kredinin verildiği yıl) ve kredilerin geldiği ülkeye veya “ev sahibi ülkeye” bağlı olarak da değişiklik göstermektedir. Karbon kredilerinin işlem gören fiyatı birçok faktöre bağlıdır. Havadaki karbonu kalıcı olarak ortadan kaldıran projeler tarafından verilen kredilerin daha yüksek etkiye sahip olduğu kabul ediliyor ve genellikle daha yüksek fiyatlarla işlem görüyor. Daha fazla emisyon salınımını önleyen projelerden sağlanan krediler genellikle daha düşük fiyatlara satılıyor.
Karbon finansmanı, NDC’lerin uygulanmasında kilit rol oynayacaktır ve Paris Anlaşması, 6. Madde aracılığıyla bu tür piyasa mekanizmalarının kullanılmasına olanak tanımaktadır.
NDC: Ulusal Olarak Belirlenen Katkı anlamına gelir. Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılması için her ülkenin üzerine düşeni yapması gerekiyor.
Bu nedenle dünya çapında karbon piyasalarına ilgi artıyor; NDC’lerin yüzde 83’ü sera gazı emisyonlarını azaltmak için uluslararası piyasa mekanizmalarından yararlanma niyetinde olduğunu belirtiyor.
Kosta Rika gibi orman zengini ülkeler, NDC’lerini sağlama bağlamında karbon piyasalarına stratejik olarak nasıl dahil olacaklarını araştırıyorlar.
Güneydoğu Asya’da Kamboçya’nın orman sektöründe gönüllü karbon piyasası konusunda geniş deneyimi vardır. Güncellenmiş NDC ve iddialı Uzun Vadeli Karbon Nötr Stratejisi doğrultusunda Kamboçya, İklim Vaadi’nin ikinci aşaması aracılığıyla, düzenlenmiş ve gönüllü uluslararası karbon piyasalarının enerji gibi öncelikli sektörlere yatırımları harekete geçirmek için orman ve arazi kullanımı konusunda nasıl fırsatlar sunabileceğini stratejik olarak değerlendiriyor.
Bu arada Gana gibi ülkeler, Paris Anlaşması’nın 6.2. Maddesi kapsamında ülkeler arasında gönüllü işbirliği yoluyla geliştirilen karbon piyasası araçlarının uygulanmasına halihazırda öncülük ediyor.
Türkiye’de bir karbon piyasası bulunmamakta. AB uzun süre bu piyasa için bir yaptırım ya da zorlama içinde bulunmasa da “sınırda karbon emisyonu” terimi ile, AB’ye giriş yapan ürünlerden, kendi ülkesinde karbon piyasası bulunmayan işletmelerden ya karbon vergisi alacak ya da o ülkerde karbon piyasası benzeri bir sistemin kurulmasını isteyecek. Türkiye olarka biz, ihracatımızın %50’sini Avrupa’ya yapıyoruz. Dolayısıyla, bu sistem ise birgün ülkemizde de zorunlu hale gelecek ya da ihracatçılarımız bu vergileri ödemek zorunda kalacak. Bilindiği kadarıyla da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’da, bu ekonominin kurulması üzerine orta vadede çalışmalarını yapıyor.
Daha fazlası için yenilenebilir enerji kategorisindeki yazılarımıza da buradan bakabilirsiniz.
Yazılarım hoşuna gittiyse ya da gelecek yazılarımdan mail ile haberdar olmak istersen, aşağıdan benimle mail bilgilerini paylaşabilirsin 🙂
Siteyi ya da yazımı nereden buldunuz?
I would love to say cozy hi to my reader. Today, I am going to…
İş hayatında ya da sosyal yaşantımızda geribildirim almak, kuşkusuz bizi geliştiren en önemli araçlardan birisi.…
Merhaba, bu yazımda profesyonel hayatta sıklıkla kullanılan asetlerden birisi olan toplantı tutanağı ile alakalı bir…
Hizmet günümüzün en önemli sektörlerinden birisi. Firmalar ise hizmetlerini sürekli iyileştirme ve geliştirmeye çalışarak müşterilerinden…
Kurumsal firmalar sürekli kendi iç süreçlerini analiz etme ve iyileştirmeye yönelik adımlar atarlar. Bu adımların…
İngilizce, dünya genelinde çok yaygın olarak konuşulan önemli bir dil. Küresel bir iletişim aracı olarak…